oyun

yıl: 2005
başlama: 06/01/2005
bitiş: 05/02/2005
sanatçılar: güler güngör

Naif bir oyundur oynanan. Hayat denen sınırları önceden belirlenmiş oyun parkında, en açık gözlünün bile safça oynadığı…Hani saklambaç değildir bu oyun. Körebe, birdirbir hiç değildir. Kimbilir, belki de hepsidir…Herkes bir gün ebelenir bu oyun parkında, bazen de sobeler birilerini. Herkes mutlaka kör bir ebe gibi dalmıştır oyun alanına ve takılıp düşmüştür bir engele…

Sonrasında, kalkıp devam etmek zorunda kalmıştır yoluna, ‘ben varım, yaşıyorum!’ diyebilmek için.Oysa ki çocukça başlar her şey. Çocuklar gibi oynanır bu oyun. Büyüdükçe de ciddileşir. Ciddiyetin soğuk nefesini ensesinde hisseden oyun, eğlenememeye başlar. Tadı kaçar. Çocuksa, artık çaresiz olgun numarası yapar. Terk eder oyun alanını, gider içte bir yerlere kapanır. Ve oyunu elinden alınmış içteki çocuğun gözyaşlarıyla akar hayat…En insani yanlar ile oynanır bu oyun. Şeytanlarla kavrulan, meleklerin kanatlarıyla serinleyen bedenler ile oynanır. Dokuz kalibrelik gözlerle, bazen kifayetsiz kalan sözlerle, aşk ile,erkek ile, kadın ile, doğa ile, yaşam ile, doğum ile, ölüm ile oynanır…Hayat denen oyun parkının havasında, sürekli asılı duran gerginliğin yansıdığı bedenin yeteneksiz tiyatrocu diliyle oynanır. Hani rol yapmayı beceremez ve saklayamaz ya neşeyi, korkuyu, hüznü, sevinci, kederi ve katar oyuna. Hani çıkarır ya o beden dilinin altındaki baklayı ve haykırır, ‘ben insanım’ diye…İşte öyle bir oyundur bu, galibi olmayan.Sadece oyun…Bir oyun ki yaşadıkça süren.Ve ancak, yerin çekim gücüne teslim olma zamanı gelince biten…hasan ayla